hafta hafta gebelik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
hafta hafta gebelik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Eylül 2015 Çarşamba

17den 21 e neler oldu?

Neler mi oldu, çok hızlı geçti. İstanbula ayak uydurmak zormuş, 3 hafta da olsa evden uzak olunca e bir de yaz sonu olunca insan baya bir zorlanıyormuş. 
Hem kendi gündemimden hem Türkiyenin gündeminden etkilenip hafta hafta rapor tutamadım bu sefer. Genel bir toparlama yapmaktan başka çare yok bu durumda. 
- Öncelikle hala bir günüm diğerini tutmuyor, enerji patlaması yaşayıp sonra bulantı krizine girebiliyorum, inanılmaz baş ağrıları yaşayabiliyorum. 
- Göbek pörtlemesi yaşadım yine, 21. Haftaya kadar eh işte normaldim, çok bir numara yoktu, hamile olduğum anlaşılmıyordu bile. Bu hafta dehşet haldeyim. Arkadaşımın baby showerından bir kareyle neye benzediğimi görebilirsiniz. 21. Hafta olan benim, 38. Hafta olan arkadaşım :) 
- He birde fotoğraftan anlaşıldığı üzere inanılmaz bi böyle çirkinleşme, saçın başın düzelmemesi efendime söyleyeyim makyajsız öcüye benzeme, makyajla da yani tam kaportayı toplayamama durumu mevcut bende. Özellikle kırılan saçlarımdan vallahi ben suçlu değilim, ama o ne özgüvense cadı sila modunda gezişimden ben suçluyum. 
- Yemeklerle aram iyi değil, peynirli makarna, tost , galeta, tereyağlı tuzlu ekmek ve elmayla günlerce yaşayabilirim ama kabızlık derdi yüzünden salata yemeye çalıştığım için mide ilaçlarının esiri oldum. Yeni kankam renie duo, ki ilk hamileliğimde sadece 1 şişe içmiştim bunda haftada bir tane bitiyor usta
- Yemek ve tost demişken, tostun salçalısı kadının kalçalısı makbul şu ara benim hayatımda. Hatta sucuk olmalı içinde, ki ilk hamilelikte ağzıma sürmedim yine. Bir de pastırmalı kaşarlı gözleme. Bana neler olduğu konusunda gerçekten bir fikrim yok, tez zamanda geçmeli yoksa renie de fayda etmeyecek zaar. Bi günde bunu yedim paylaşmadan edemiyciim 
- Tavuktan biraz tiksinmiş durumdayım ama o da tek tip tavuktan, mısırla beslenen tavuk çok yağlı geldi sanırım bana. 
- Çikolatayla aram süper değil bu sefer ama tatlıyla aram iyi gerçekten. Kabak tatlısı falan zaten çok severdim duble sever oldum. 
- Bu arada 20. Haftamda demir hapına başladım. İlkinde buna da gerek kalmamıştı ama artık nasıl kuruduysa bunda ihtiyaç oldu maalesef. 
- 20. Hafta testinde bir şey daha öğrendim kolestrol tavan, bu arada yukarıdakilere bakıp yanlış algılamayın sakın şarküteri merakım olduğu doğrudur ama sadece haftada bir gün izin veriyorum kendime. Diğer günler hafif kahvaltı ediyorum. Yani şu kolestrolümün neden çıktığını anlamadım, kurban bayramı kavurmalarından şüpheleniyorum bir tek, yeniden test tekrarlattırabilirim. 
- Yine yemekten gidiyorum ama abur cubur olarak sadece patlamış mısır, galetayla aram iyi. Hayatımdan kızartmayı doğurana kadar çıkardım sanırım çünkü çektiğim acı büyük oluyor. Cipste yiyemiyorum. Yine belirteyim 31 yaşındayım ve hala sivilcelerimden kurtulamıyorum hep bu cipsten kızartmadan sebep, ilk hamileliğimde de oldu bunda da çoook rahatsız ettiği için yiyemiyorum. 
- 21. Haftamda toplam aldığım kilo 2,5 ama yine yeniden bir belirtme normalde de tombik olduğum için aldığım kilo normal bence. 
- Sık migrene yakalanıyorum. Hava değişimi de etkiliyor tabi. Yani evet mecburen minoset alıyorum- sadece ağrı dayanılmaz olunca ve günde bir tane- 
- Sıcak basmalı ani bulantılarım var benim, ama ne bulanmak. Hiç sevmedim onları gerçekten. 
- Tekmelerimiz çok arttı, sonunda babişimizde hissetti, en çok oğlum karnımda beklemeyi seviyor, tekme hissetmezse anne uyumuş diye bana haber bile veriyor.
- Daha alışverişe başlamadım, anca 6. Ayı bitirir başlarım herhalde. Hem odamız da boşalır, alır alır yıkarım artık :) 

Bu arada olanlar bunlar. Bu hafta gecikmiş bir detaylı ultrasonumuz var. Sonra 24. Haftada şeker yüklemesi sanırım. Artık tahminimce 26. Hafta civarı bilgilendirme yaparım. 

Sevgiler
Özge

12 Eylül 2015 Cumartesi

13-16 arası

Bu kadar da geç yazacağımı tahmin etmemiştim. Aslında geçtiğimiz hafta evimize döner dönmez yazacaktım başımdan geçenleri ama gündem tadımızı tuzumuzu kaçırınca maalesef hayat devam eder olamadı benim için. Unutmadan yazayım diye diye sanırım biraz unuttum bile. O yüzden uzatmadan hafta hafta başımdan geçenleri anlatmaya çalışacağım.

13. Hafta:
Bu hafta sonunda tatile çıktığımız hafta oluyor efendim.
12. Haftanın sonunda baktım ki midem çok bulanmıyor, haydi dedim yolculuk başlasın. İlk söylemek istediğim İstanbul-Bodrum arası acayip bel ağrısı yapıyor. Bu sene inat edip arabayla çıktık yollara, geçtiğimiz yıl gittiğimiz otele jet rezervasyon yaptırarak acaba uçağa binsekmi diye düşünmeden topladık valizlerimizi gittik.
Uçağa binmek istemememizin sebebi hamilelik değildi, geçtiğimiz sene rötarlar transferler falan derken 10 saatte otelden evimize vardığımız için dedik ki arabayla ne sürcek yea olmadı mola veririz, 12 saatte (dünya kadar mola vererek) girdik otele.
Neyse, bu haftanın hamile halimden kalanları ise feci tuvalet problemi yaşamam, günde kaç kere tuvalete çıktığımı bilmiyorum desem yeridir. Yemek yememe de engel oldu tabi, hem herşeyi içim almadığından hem de ishalden sebep inanılmaz iştahsızdım. İçecek falan da istemiyor insanın canı, sadece boool bol su içtim ve kahveye yeniden başlayabilmenin acısını çıkardım :)

Kalça ağrılarım bu ara başladı, bir de kramplarla yüzleştim. Onu sodayla çözdüm şimdilik, günde iki adet soda kendime de getiriyor sanki beni.

14. Hafta :
Yolumuz tatil sonrası yazlığa düştü. İstanbulun sıcak havasından bunalan oğluşumla ben babamızı işe gönderip 2 hafta yazlıkta yaşadık.


Bu hafta normal anne yemeği yediğimden ishalden kurtuldum, maalesef tersine döndü dünya 3 günde bir girebildim wcye bu ayrı.
Yediklerimin çeşidi arttı. Soğan kokusuyla aram süper, tek sorunum çoban salata mide yanması yapıyor, bir de bebemi göresim var o kadar :)
Anneannemizin yazlığı Keşanın bir köyünde, o yüzden domates biber bol bol olduğundan kendimi kışlık domates suyu-menemen-kahvaltılık domates biber hazırlamaya adadığım için, ve kendimi acayip yorduğum için kalça ağrılarım coştu. Yatsam kalkamıyorum, oturarak uyumanın yolunu bulsam nolurduu!!





15.Hafta:
Aman yarebbbiii, bu terbiyesiz hormon başımın belasımı ne!
Yine 2 gün yemek yiyemeyip öğürdüm, üzüm ve tostla yaşadım. Kurtuldum diyorum yine geri geliyor, halbuki ben ne güzel balık bile yiyordum haftada iki gün.
Yanlış hatırlamıyorsam oğluşa hamileyken 16. Haftadan sonra düzelmiştim, gerçi pek benzemiyor ikisi birbirine, bu daha ağır sanki. Günde 2 soda sayesinde kramplar hiç yok, kalça ağrısı fena ama. He bu hafta bir de bel ağrısı eklendi bu kalçaya. Az kaldı aaaz, en azından bu trimesterin büyük bölümü iyi geçecek.
Bir de minik kelebeği ilk kez hissettim bu hafta, ne hissedeceğini bilirsen daha çabuk anlaşılıyor. :)




16. Hafta:
Evime döndüm bu haftanın ortasında, yollarda yedim yedim durdum, e güzel tekirdağ köftesini nerede bulacağım, yiyecem tabi :)
Yol 4 saat sürdüğü için (molalarla birlikte) hiç yorulmadan evimize geldik. Hiç bir yerim ağrımadı, sızlamadı.

Bu hafta cinsiyet öğreneceğim için heyecanlı olduğum hafta.
Evin kendine gelmesi lazım, 1 aydır temizlik görmemiş. Bildiğin toz içinde. Ben nefes alamıyorum, he bir de alerji belasıyla uğraşıyorum haftalardır. Yazlık ormanlık alanda. Bütün tozutanlar beynime gitti, evimde rahat edeceğim derken burada da tozdan öldüm. Eve pazar günü döndük, salı gününe kadar temizlik yapılamadığından ben helak, bir de feci bir kalça ağrısı. Evde de ne çok iş varmış aslında.
Evde biriken domateslere biberlere çare bul, salı cuma temizlik yüzünden dolan dur. Sonuçta kalça ağrım çığrından çıktı.

Bir de şehit haberleri çok üzdü,belirsizlik ayrı üzdü, giden canlar ayrı üzdü. Herşeyin güzel olduğunu görebilecek miyiz ki gerçekten?

17. Haftanın ortasına geldim bile, umarım biraz daha hareketli hızlı geçer bu trimester. En kısa sürede blog yazılarımla döneceğim, hayat sadece hamileliğimden ibaret değil yani :)

Sevgiler
Özge

8 Ağustos 2015 Cumartesi

12. Haftadan Kalanlar

Herkese merhaba,

Misket limonumuzun ikili test haftasıydı bu hafta. En son 8. Haftada görüşmüştük kendisiyle. Tabii ki gummy bear tabir edilen ne olduğu belli olmayan bir tipi vardı :)

Bu haftaya kadar göbeğimin enteresan pörtlemesi dışında ve meşhur bulantılarım dışında hamile olduğumu pek anlayamamıştım aslında. Doktor randevusuna gittiğimizde kıpır kıpır kollu bacaklı inatla bize bakan bir veletle karşılaşınca ne olduğumu şaşırdım. Bir anda yeniden anne olacağımı anladım desem yeridir.

Ultrason boyunca misket limonumuz hiç durmadı. Sürekli zıpladı, sürekli kıpırdadı. Ense ölçümünü alamadık o yüzden. Doktorumuz haydi siz bir gidin de kahvaltı edin gelin dedi. Dönüşte yine aynı şekilde hiç durmayan bir bebekle karşılaştık :) Sonuç 1 gün sonra tekrardan doktorumuza gittik. Bu sefer uyku halinde yakaladığımız için hemen ölçümleri alındı. Burun kemiğimiz var ve ense kalınlığımız 1,03mm çıktı. Boyumuz 5,84cm ultrason haftası 12w2d. Kanımızı da verdik, sonuçları da bir kaç güne alacağız. (Doktor ile henüz konuşmadım ama sonuçlar normal görünüyor)

Gelelim esas olayımıza, oğluşum kardeşini ilk kez gördü. Kafası karışıp iki tane kardeş var sandı, büyük ekrandaki, büyük kardeş, doktorun ekranındaki de küçük kardeş oldu. Bebek ultrasona bakış pozisyonunda durduğu için sürekli sana bakıyor oğlum dedik heyecandan çatladı çocuğum. Sonuçta çok güzel bir tanışma yaşadık, hiç birşeyin farkında olmamasına rağmen heyecanı görülmeye değerdi.

Birazda kendimden bahsedeyim dedim, türk kahvesi ile aram düzeldi. Aslında yemeklerle de aram düzelmişti ama malesef son iki günüm kabus gibi geçti. mide bulantısı, sürekli bir uyuma hali. Önce 12. hafta bitti ve şikayetlerim geri döndü diye korkmuştum ama sanırım tamamiyle İstanbulun saçma nemi ve esmeyen havası hormon delirmesi ile karşı karşıya geldi bana hediye olarak bu iki günü verdi. Bir de vücudum halen tansiyon düşmesine alışmaya çalıştığı için o da mide bulantısı yaptı sanırım.

Bugün daha iyiyim, bir an önce hobilerime geri dönmeyi düşündüğüm için acayip sabırsız  durumdayım. Oğluşum öğlen uykularını kesti, ben de normalde 2-8 arası uyuyan biriyken 11:30- 9:30 arası uyku moduna geçtiğim için pek hobilerime ayıracak vaktim olmuyor malesef. Alp yatınca ben de biraz ortalığı toparlasam derken hop bir bakıyorum uykum gelmiş :)

Henüz yemek yapmaya başlamadım ama bu hafta yapmam gerekecek sanırım. Umarım soğanla girdiğim sessiz savaşı ben kazanırım.

Oğluşum ve eşimin zıplayan misket limonunu gördükten sonraki tepkisi böyle. Bakalım bir dahaki gidişimizde bebeğimiz ne halde olacak.

Sevgiler
Özge

4 Ağustos 2015 Salı

Hu huu, burada birisi vaar :)

Yayınlarıma uzun süre ara vermiştim. Daha doğrusu hayatıma devam edemediğim bir kaç haftalık bir süreç vardı.

Haziran ortasında hamile olduğumu öğrendim :)

İlk hamileliğimde tam 12 hafta inanılmaz mide bulantıları ve yorgunluk çekmiştim ilk trimesterde. Bu hamilelikte de ona benzer oldu tabi :) Ama daha çok yiyebildiğim için ilkinde verdiğim 6 kilo yerine sadece 3 kilo verdim. Toparladım bile neredeyse kendimi.

12. Haftaya girdik bile. O yüzden rahat rahat artık paylaşımlarıma başlayabilirim :)

Birazcık ne olur ne olmaz korkusu birazcık düzenleyememeden ötürü yazdığım ama taslak olarak bıraktığım 3 blog postum vardı. Onları aşağıya ekleyeyim bari. 
Hobilerimden çok uzak kaldığım için ancak bunları paylaşabiliyorum şimdilik.

7 haftalık bebito:


Aslında gerçekte bu gönderiyi yazdığım tarih 05.07.2015. Ama muhtemelen siz en erken 2 ay sonra falan göreceksiniz. Belkide herşey bitmeden yayınlamam bile :)
Oğluşum şu anda 26 aylık. Kısmet derler ya oğluşum 33 aylıkken başına püsküllü belasını alacak :) Henüz sadece kalp atışını duyduğumuz bezelye kadar bile olmayan minnak hayatımızı değiştirmeye başladı bile.
İlk hamileliğimde de 5-7 haftalar arası çok sevmesemde maşallah herşeyden yiyebiliyordum, bunda doymak bilmedim 1 kilo bile aldım.
7 hafta bende bildiğin milestone. Yine yemeden içmeden kesildiğim, sadece biraz börek, biraz kek yiyebildiğim döneme girdim. Daha 7. Hafta bitmedi ama aldığım bir kilo da gitti hemen.
İlk hamileliğimde hep uyurdum, çok abartı geçmişti o ama tek tabanca olduğumdan beyime sen dışarıda ye deyip ben birşey yemeden yatıyordum. 13. Haftada kurtulup 15. Haftada tamamen normale dönmüştüm.
Bu hamilelikte oğlum aç kalmasın diye birşeyler yapmaya çalıştıkça iyice mutsuz oldum. 7. Hafta başlamadan şikayetler başlayınca annem bana taşındı. 2 hafta sonra kayınvalidemlerle değiş tokuş yaparlar artık. Ondan 2 hafta sonra da ya nasip ;)
Herşeyden tiksindiğim bu dönem çabuk geçsin diyor başka da birşey demiyorum. El işlerime bile yaklaşamıyorum, ne alakaysa o bile midemi bulandırıyor :(
8 buçuk hafta olduk bile:
Bana göre pek hızlı geçmeyen bir hafta sonra yine bir şeyler karalayayım dedim. 
Öncelikle kesinlikle bir önceki hamileliğim kadar zorlu bir durumda değilim. Onda sürekli uyudum, sürekli açtım. Şimdi de gerçi uyuyorum ama en azından sabah yumurtamı be bir adet biberimi yiyebiliyorum. Yanında da zeytinyağına bana bana yediğim bir dilim ekmek ve nutellalı ekmekle. Öğlene doğru anneciğimin elinden meyve tabağı, sonra bir adet tost. Akşam yemeği olarak ta bir adet haşlanmış patates. Akşam yatmadan hafif ekşi elma :) hem tatlılı hem tuzlulu ama en azından yiyebildiğim bir hamileliğim var bu sefer. 
Oğluşumda ilk başta 6 kilo verdiğimi söylemişmiydim hatırlamıyorum. Ama bunda henüz fazla kilo vermedim, umarım yine 6yı bulmaz şimdi hesap yaptım da kafadan, yine benimki bulmuş 3 kiloyu :(
Annemler bu hafta bakımıma ara verecekler. 
En çok oğluşuma üzüldüm çünkü hiç ilgilenemiyorum onunla, gerçi o şimdilik halinden memnun, dedesiyle oynuyor, anneannesiyle yiyor. İki hafta da babaanne ve dedesiyle geçirecek, sonra Özge oğluşun şımarıklığına son veremeyecek o ayrı :))


  
 11 bitiyor a dostlaaar:
Az daha dişimi sıkarsam sevgili ilk trimestere ba baaaysss diyeceğim. Mide bulantıları daha iyi durumda. Ama sevgili Temmuz bu sene bende yok gibi. Ağustos'un ikinci günündeyiz, daha mercimek çorbası ve şehriye çorbası dışında (pilav ve makarna da var tabi) yemek yapamadım. This means soğan kavrulmayan yemek tarifine ihtiyacım var a dostlar.
Bu hafta oğluşumla yalnızız, artık kaldık başbaşa. Sadece salı günü annem yemek getirip gidecek bize cumaya kadar yemeğim tam yani :) Ondan sonra da tatil hazırlıkları başlayacak. Umuyorum, Ağustos sonunda artık yemek yapmaya başlıyor olurum. 
Onun dışında iştah maşallah, her şeyi yiyemesemde yediklerimi iyi yiyorum bu hafta. 
Bir de göbüş meselesi, bu sefer çok daha erken belli etti kendini benim minik, sanırım bunda karpuz etkisi de var ama :) bakalım haftaya durumumuz ne olacak. 
Henüz kilo almaya başlamadım, -1 kilodayım hala. Oğluşta 7 kilo almıştım, bunda da kendime 10-12 arası izin veriyorum. Umarım beceririm. Beceremezsem lohusa deliliğime eklenecek kilo derdim ile birlikte hiç çekilmem sanırım ben. 
Bu haftadan bu kadar, haftaya ikili testimiz var. Ultrasona oğluşla gideceğiz, bakalım tepkimiz ne olacak. Onu da göreceğiz. Haberdar edeceğim herkesi. 
Sevgiler
Özge