13 Ağustos 2015 Perşembe

Örgü Bebek Battaniyesi Modelleri

İlk çocuğumda da yaptığım gibi bu hamileliğimde de aynı şeyi yapıp ilk 3 ay bebeğime çöp bile almadım. Sanırım Alp'te 15. ya da 16. haftada almıştım.

Bugün klasik pinterest turlamalarımı yaparken, dedim ki hadi biraz bebek battaniyesi bakayım da, en azından Ekim sonu doğuracak arkadaşlarımın hediye battaniyelerine başlayayım. Çevremde 4-5 kişi aynı hafta doğum yapacak gibi görünüyor. Gerçi hepsine hediye yapacak halim yok tabi ama ikisi çok yakın arkadaşım, birini de o kadar çok seviyorum ve el işi birşeye kıymet vereceğine o kadar eminim ki, onada yapmak istiyorum o yüzden.

Hal böyle olunca, başladım turlamaya. Sonuç, hepsini istiyorum. Hem de kendime istiyorum.

Cinsiyetimiz henüz net değil, o yüzden cinsiyetsiz bir renk seçip te yapabilirim. Ya da zaten 2-3 haftalığına tatile çıkacağım, döndüğümde de başlayabilirim, döndüğümde 16. haftamızda olacağız -cinsiyet haftasııı-, kararsızım çoook kararsızım.

Oğlu olacak arkadaşıma yapacağım renkler ve ana model belli gibi gibi. Onu paylaşmayacağım ki bittiğinde sürpriz olsun.

Kızlardan birine tığ işi battaniye yapacağım. Daha önce kuzenime yapmıştım kızı olduğunda, iplerini temizleyip veremedim ama artık 1 yaş doğum gününe olacak :))) Aynı modeli yapmayı düşünüyorum ama henüz renklerine karar veremedim.

Diğer kıza ise henüz model kararı veremedim. Ayrıca renk için de karar veremedim ama doğa sever bir arkadaş olduğu için, kız olmasına rağmen sonbahar kızına yaraşır toprak tonları düşünüyorum aslında. 

Şimdi gelelim pinterestten bulduğum şahane modellere.

1- Sheep Baby Blanket:


Bayıldım bu modele, anlatımı bir kitapta olduğu için çözmek zamanımı alabilir ama annem bu konuda çok iyi olduğundan ona havale edeceğim ve  muhakkak yapacağım. Erkek olursa koyu gri veya hardal baz renk kullanmayı düşünüyorum, kız olursa da coral tonlarında bir baz renk yaparım sanırım. 
Pinterest linkine buradan ulaşabilirsiniz.

2- Umaro Baby Blanket:



Bu modelde bir ayrı güzel yani. Sanırım cinsiyet ne olursa olsun en süperi krem renk olacak bu modelin. Hiç oynamadan etmeden direk uygulanacak modeldir yani.
Ravelry linkine buradan ulaşabilirsiniz. 
Örnek ücretli maalesef. Kesin yapacağıma emin olursam alacağım kendisini.

3- Sleeping beauty baby blanket:


Bu da çok kibar değil mi? Kesinlikle yapımı çok kolay görünüyor. Umarım göründüğü kadar kolaydır gerçekten. 
Bunun için de kız ve erkeğe krem çok yakışacaktır diye düşünüyorum.
Ravelry linki burada . Ücretsiz örnek. Bence pdf hemen indirilip bir kenarda saklanmalı.

4- Fluffy white clouds blanket:


Bu da çok tatlı değil miiiii?
Erkek için muhtemelen böyle mavi bırakırım ben bunu, kız için de kesinlikle coralın açık tonlarından biri olurdu. 
Ravelry sayfasına buradan ulaşabilirsiniz.
UK dergisi olan knit now'ın bir sayısında yayınlanan bir örnekmiş. Ama bence örnek için para verip almaya gerek yok, baka baka harikalar çıkarabiliriz, Türküz sonuçta, var mı başka memleketin insanında bu kabiliyet.

5-Tresured Hairloom Baby Blanket:


Bu da beğendiğim son bebek battaniyesi. Lion Brand yayınlamış yanlış bilmiyorsam. İnanılmaz kolay ve bence çok şık duruyor.
İnce iple de çalışılabilir, kalın iple de . Boyutu ördükçe karar verilebilecek bir örgü olduğu için çok rahat çalışılabilir. Kare şeklinde olacak ki ben genelde kare severim.
Burada ravelry linki mevcut. Free pattern, yine bence pdf kenara muhakkak saklanmalı. 
Her renk çalışılabilir, her renk uyar bence buna, hatta kırçıllı iplerle çalışılırsa da çok güzel olacaktır.
Hediye yapmak için de kalın iple çalışıldığında son derece hızlı yapılabilir diye düşünüyorum.

Bugün pinterest çılgınlığımda ancak bu 5 tane örgü bebek battaniyesine indirebildim beğendiklerimi. Bir tane daha var ama onun sahibisi var :) o yüzden yayınlamıyorum hangisi olduğunu, bitsin öyle. 
Sizce eylül ortası tatil dönüşümde cinsiyet de belli olduğunda hangisini yapmalıyım? Yorumlarda bana fikir verebilirseniz çooook sevinirim.

Yarın 13. haftasında olan minnağı görmeye gideceğim. Tatil öncesi hazır kontrol süremdeyim görüşelim bi keyfi nasılmış görelim. :)

Sevgiler
Özge 

8 Ağustos 2015 Cumartesi

12. Haftadan Kalanlar

Herkese merhaba,

Misket limonumuzun ikili test haftasıydı bu hafta. En son 8. Haftada görüşmüştük kendisiyle. Tabii ki gummy bear tabir edilen ne olduğu belli olmayan bir tipi vardı :)

Bu haftaya kadar göbeğimin enteresan pörtlemesi dışında ve meşhur bulantılarım dışında hamile olduğumu pek anlayamamıştım aslında. Doktor randevusuna gittiğimizde kıpır kıpır kollu bacaklı inatla bize bakan bir veletle karşılaşınca ne olduğumu şaşırdım. Bir anda yeniden anne olacağımı anladım desem yeridir.

Ultrason boyunca misket limonumuz hiç durmadı. Sürekli zıpladı, sürekli kıpırdadı. Ense ölçümünü alamadık o yüzden. Doktorumuz haydi siz bir gidin de kahvaltı edin gelin dedi. Dönüşte yine aynı şekilde hiç durmayan bir bebekle karşılaştık :) Sonuç 1 gün sonra tekrardan doktorumuza gittik. Bu sefer uyku halinde yakaladığımız için hemen ölçümleri alındı. Burun kemiğimiz var ve ense kalınlığımız 1,03mm çıktı. Boyumuz 5,84cm ultrason haftası 12w2d. Kanımızı da verdik, sonuçları da bir kaç güne alacağız. (Doktor ile henüz konuşmadım ama sonuçlar normal görünüyor)

Gelelim esas olayımıza, oğluşum kardeşini ilk kez gördü. Kafası karışıp iki tane kardeş var sandı, büyük ekrandaki, büyük kardeş, doktorun ekranındaki de küçük kardeş oldu. Bebek ultrasona bakış pozisyonunda durduğu için sürekli sana bakıyor oğlum dedik heyecandan çatladı çocuğum. Sonuçta çok güzel bir tanışma yaşadık, hiç birşeyin farkında olmamasına rağmen heyecanı görülmeye değerdi.

Birazda kendimden bahsedeyim dedim, türk kahvesi ile aram düzeldi. Aslında yemeklerle de aram düzelmişti ama malesef son iki günüm kabus gibi geçti. mide bulantısı, sürekli bir uyuma hali. Önce 12. hafta bitti ve şikayetlerim geri döndü diye korkmuştum ama sanırım tamamiyle İstanbulun saçma nemi ve esmeyen havası hormon delirmesi ile karşı karşıya geldi bana hediye olarak bu iki günü verdi. Bir de vücudum halen tansiyon düşmesine alışmaya çalıştığı için o da mide bulantısı yaptı sanırım.

Bugün daha iyiyim, bir an önce hobilerime geri dönmeyi düşündüğüm için acayip sabırsız  durumdayım. Oğluşum öğlen uykularını kesti, ben de normalde 2-8 arası uyuyan biriyken 11:30- 9:30 arası uyku moduna geçtiğim için pek hobilerime ayıracak vaktim olmuyor malesef. Alp yatınca ben de biraz ortalığı toparlasam derken hop bir bakıyorum uykum gelmiş :)

Henüz yemek yapmaya başlamadım ama bu hafta yapmam gerekecek sanırım. Umarım soğanla girdiğim sessiz savaşı ben kazanırım.

Oğluşum ve eşimin zıplayan misket limonunu gördükten sonraki tepkisi böyle. Bakalım bir dahaki gidişimizde bebeğimiz ne halde olacak.

Sevgiler
Özge

5 Ağustos 2015 Çarşamba

9. Kampanya Avon alışverişi

Ben kendine müslüman avonculardanım. Satmayı denedim olmadı maalesef, kabiliyet meselesi kendisi. Pek te güzel alırım o ayrı.


Bu ay aldığım ürünlerin resimleri yukarıdaki gibi.

1- Ultra Color Kalem Ruj - Cherry Picked

Kalem ruj serisinden ilk kez aldım. Kalıcılığı yüksek ruj sevenler için bence sürümü kolay güzel kullanışlı bir ruj. 
Renk seçenekleri maalesef çok kısıtlı. 5 rengi var. Ben denemek için  Cherry Picked rengini aldım. bir gördüm şok oldum. Benim normalde ten rengim yüzünden hiç kullanamayacağım bir renk çünkü.
Katalog satışta en çok başımıza gelen bu maalesef, renkler beklenen gibi olmuyor. Ancak bugün denedim, normalde bronz allık kullandığımdan çok ta kötü durmadı. 


2- Mat Görünüm Veren Fondöten Bazı:

Güzel kokuyor :) Henüz bu sıcaklardan BB kremden başka birşey süremediğim için fondöten bazını denemek Eylüle kaldı.

3- İnce Çizgi Görünümünü Düzgünleştirici Losyon:

Annecimin kızım artık şu kırışık kremlerine başla diye söyleyip söyleyip durması sebebiyle alındı. Biraz kullanıp bununla ilgili de bilgi veririm.

4- 3'ü 1 Arada Temizleme Suyu:

Planım önce bununla bir makyajımı pamukla silmek sonrada yıkama köpüğümle tertemiz püripak bir sıfat elde etmek.
Bu aralar makyaj yapmadığımdan bu da Eylüle kalanlardan. Şu sıralar temizleme köpüğüm yetiyorda artıyor.

5- Reversalist +35 Cilt Bakım Kiti:

Bu da kırışıklarım sebebiyle alındı. Bence yok o ayrı.
Gündüz ve gece kremlerinin deneme boyları var içinde. Göz çevresi için olan krem normal boyda. Bir de temizleyicinin deneme boyu var. Eğer memnun kalırsam normal boylarını da alacağım. 

6- Supreme Oils Şampuan:

Yeni çıkan 5 güçlü yağlı ve besleyici şampuanı süper indirimde olunca denemek için azcık stok yapıldı. Biri anneme gitti kalan ikisi de anca benim saçıma yeter zaten.

7-Açılır Kapanır Aynalı Saç Fırçası:

Bu da anneciğime gitti. 

8- 3D Dolgunlaştırıcı Ruj Numuneleri :   

Yeni çıkan ruj serisinin numunelerinin hepisini aldım. Temsilcilere özel numune alımı yapılabiliyor. Ben numuneleri alırken iki şey düşünerek alıyorum. En çok kullanma olasılığım olan rujları satın alabilmek için numunelere ihtiyacım var. Bir de bazı renkleri kullanasım var diye alıp sadece 2 kez kullanıp sonra da maalesef çöpe gittiğini gördüğüm için, numuneler sadece maymun iştahımı doyurmak için bana iyi geliyor.

Bu aralar hamilelik sebebiyle giyim kuşam alışverişine ara verdim, kendimi kozmetiğe adadım gibi oldu.
Yeni alışverişlerle döneceğim sizlere.

Sevgiler
Özge



4 Ağustos 2015 Salı

Hu huu, burada birisi vaar :)

Yayınlarıma uzun süre ara vermiştim. Daha doğrusu hayatıma devam edemediğim bir kaç haftalık bir süreç vardı.

Haziran ortasında hamile olduğumu öğrendim :)

İlk hamileliğimde tam 12 hafta inanılmaz mide bulantıları ve yorgunluk çekmiştim ilk trimesterde. Bu hamilelikte de ona benzer oldu tabi :) Ama daha çok yiyebildiğim için ilkinde verdiğim 6 kilo yerine sadece 3 kilo verdim. Toparladım bile neredeyse kendimi.

12. Haftaya girdik bile. O yüzden rahat rahat artık paylaşımlarıma başlayabilirim :)

Birazcık ne olur ne olmaz korkusu birazcık düzenleyememeden ötürü yazdığım ama taslak olarak bıraktığım 3 blog postum vardı. Onları aşağıya ekleyeyim bari. 
Hobilerimden çok uzak kaldığım için ancak bunları paylaşabiliyorum şimdilik.

7 haftalık bebito:


Aslında gerçekte bu gönderiyi yazdığım tarih 05.07.2015. Ama muhtemelen siz en erken 2 ay sonra falan göreceksiniz. Belkide herşey bitmeden yayınlamam bile :)
Oğluşum şu anda 26 aylık. Kısmet derler ya oğluşum 33 aylıkken başına püsküllü belasını alacak :) Henüz sadece kalp atışını duyduğumuz bezelye kadar bile olmayan minnak hayatımızı değiştirmeye başladı bile.
İlk hamileliğimde de 5-7 haftalar arası çok sevmesemde maşallah herşeyden yiyebiliyordum, bunda doymak bilmedim 1 kilo bile aldım.
7 hafta bende bildiğin milestone. Yine yemeden içmeden kesildiğim, sadece biraz börek, biraz kek yiyebildiğim döneme girdim. Daha 7. Hafta bitmedi ama aldığım bir kilo da gitti hemen.
İlk hamileliğimde hep uyurdum, çok abartı geçmişti o ama tek tabanca olduğumdan beyime sen dışarıda ye deyip ben birşey yemeden yatıyordum. 13. Haftada kurtulup 15. Haftada tamamen normale dönmüştüm.
Bu hamilelikte oğlum aç kalmasın diye birşeyler yapmaya çalıştıkça iyice mutsuz oldum. 7. Hafta başlamadan şikayetler başlayınca annem bana taşındı. 2 hafta sonra kayınvalidemlerle değiş tokuş yaparlar artık. Ondan 2 hafta sonra da ya nasip ;)
Herşeyden tiksindiğim bu dönem çabuk geçsin diyor başka da birşey demiyorum. El işlerime bile yaklaşamıyorum, ne alakaysa o bile midemi bulandırıyor :(
8 buçuk hafta olduk bile:
Bana göre pek hızlı geçmeyen bir hafta sonra yine bir şeyler karalayayım dedim. 
Öncelikle kesinlikle bir önceki hamileliğim kadar zorlu bir durumda değilim. Onda sürekli uyudum, sürekli açtım. Şimdi de gerçi uyuyorum ama en azından sabah yumurtamı be bir adet biberimi yiyebiliyorum. Yanında da zeytinyağına bana bana yediğim bir dilim ekmek ve nutellalı ekmekle. Öğlene doğru anneciğimin elinden meyve tabağı, sonra bir adet tost. Akşam yemeği olarak ta bir adet haşlanmış patates. Akşam yatmadan hafif ekşi elma :) hem tatlılı hem tuzlulu ama en azından yiyebildiğim bir hamileliğim var bu sefer. 
Oğluşumda ilk başta 6 kilo verdiğimi söylemişmiydim hatırlamıyorum. Ama bunda henüz fazla kilo vermedim, umarım yine 6yı bulmaz şimdi hesap yaptım da kafadan, yine benimki bulmuş 3 kiloyu :(
Annemler bu hafta bakımıma ara verecekler. 
En çok oğluşuma üzüldüm çünkü hiç ilgilenemiyorum onunla, gerçi o şimdilik halinden memnun, dedesiyle oynuyor, anneannesiyle yiyor. İki hafta da babaanne ve dedesiyle geçirecek, sonra Özge oğluşun şımarıklığına son veremeyecek o ayrı :))


  
 11 bitiyor a dostlaaar:
Az daha dişimi sıkarsam sevgili ilk trimestere ba baaaysss diyeceğim. Mide bulantıları daha iyi durumda. Ama sevgili Temmuz bu sene bende yok gibi. Ağustos'un ikinci günündeyiz, daha mercimek çorbası ve şehriye çorbası dışında (pilav ve makarna da var tabi) yemek yapamadım. This means soğan kavrulmayan yemek tarifine ihtiyacım var a dostlar.
Bu hafta oğluşumla yalnızız, artık kaldık başbaşa. Sadece salı günü annem yemek getirip gidecek bize cumaya kadar yemeğim tam yani :) Ondan sonra da tatil hazırlıkları başlayacak. Umuyorum, Ağustos sonunda artık yemek yapmaya başlıyor olurum. 
Onun dışında iştah maşallah, her şeyi yiyemesemde yediklerimi iyi yiyorum bu hafta. 
Bir de göbüş meselesi, bu sefer çok daha erken belli etti kendini benim minik, sanırım bunda karpuz etkisi de var ama :) bakalım haftaya durumumuz ne olacak. 
Henüz kilo almaya başlamadım, -1 kilodayım hala. Oğluşta 7 kilo almıştım, bunda da kendime 10-12 arası izin veriyorum. Umarım beceririm. Beceremezsem lohusa deliliğime eklenecek kilo derdim ile birlikte hiç çekilmem sanırım ben. 
Bu haftadan bu kadar, haftaya ikili testimiz var. Ultrasona oğluşla gideceğiz, bakalım tepkimiz ne olacak. Onu da göreceğiz. Haberdar edeceğim herkesi. 
Sevgiler
Özge 

24 Temmuz 2015 Cuma

Yeni hobim - Elmas Mozaik Taşlı Tablo


Selamlar herkese,

Geçtiğimiz günlerde bir facebook gönderisinde gördüm elmas mozaik tabloyu.  Dialands firmasının facebook sayfasına ilk girdiğimde tabiki ne bu diye merak ediyor insan, özellikle bir de benim gibi vakti bol bir hobikolikseniz. Videoları izleyince gerçekten hoşuma gitti. Ben normalde goblen işleyen biri olduğumdan mantık tamamen anlaşılabilir geldi bana, aşağıda da resimlerle anlatacağım göreceksiniz. 
Öncelikle olayımız bir tarafı düz bir tarafı bombeli ( elmas şeklinde) kare boncukların şema baskılı kanvas yapışkan kumaşa tek tek yapışması ile tablo yapımı. Sitede birbirinden güzel modeller var, hangisini alacağınızı şaşırıyorsunuz. Sipariş verdikten 2 gün sonra elimde oldu benim. Üstelik bazı kartlara taksit imkanı da var. 


Bu şekilde kutusunda geliyor. Kutunun içinden çıkanlar boncuklar, boncuk koymak için kutu, jel, kalem bir de tabiki baskılı yapışkan kanvas. 

Kanvasımız yukarıda göründüğü gibi. 4 parçaya bölmüşler yapışkanı kapatırken. Ben en soldan açıp (azar azar açıyorsunuz, alttan azar azar açmaya başladım ben) boncukları şemadaki yerlerine yerleştiriyoruz. 


Aslında işlem çok kolay. Önemli olan kalemi kullanabilmek, tabi bunun için bi video bulamasam anlamayacaktım nasıl olduğunu.
Kalem aslında içi boş silindir ağızlı bir kalem. Bunun içini gelen pembe jelle doldurmazsak tabiki boncuklar yapışmıyor ve hiçbirşey yapamıyoruz. 
Adım adım fotoğraf çekmek yalnız başına zormuş. Deneyimli bloggerlardan fikir almak lazım bu konuda :)

Neyse, bu şekilde doğru boncukları doğru yerlere koyarak tablomuzu yapıyoruz. Ben kendime beyaz ağaç modelini aldım umarım bittiğinde resimdeki kadar güzel olur 

Goblen gibi boncuklu birşey, severim ben böyle antin kuntin uğraştırıcı şeyleri aslında.  Sadece sonunda çok mu pırıl pırıl olacak acaba diye bir korkum olmadı değil, koyamam hiç bi yere çok pırıl pırıl olursa :)

İleride neye benzediğini muhakkak paylaşacağımdan emin olabilirsiniz. 

Sevgiler
Özge

www.dialands.com

P.S. Çok hızlı ilerliyor ve çok zevkli, şimdilik herkese tavsiye ederim. 
Sadece 2 saatte bu kadar ilerledim


EDIT: Bitmiş halini yeni postta paylaştım. Linki aşağıda :) merak edenler için instagramdan post yazamadığım hobilerimi paylaşıyorum. Herşey aslında orada...
http://mrsluckytooth.blogspot.com.tr/2017/03/elmas-goblen-tablo-yorumlar-dikkat.html
https://www.instagram.com/mrsluckytooth/?hl=tr





22 Temmuz 2015 Çarşamba

Son okuduğum kitaplarım - Kendimce yorumlarım


Selamlar herkese...
Aslında çok öyle aman aman kitap okumuyorum uzun süredir. Geçtiğimiz yaz neden ben kendimi kitap okumaktan mahrum bırakıyorum ki sanki diye aldığım dünya kadar kitabımı yeni bitirdim, ikinci siparişlerimi okumaya başladım. 
Bugün size şu aşağıdaki 4 kitap hakkındaki fikirlerimi anlatacağım. Elimden geldiğince spoiler vermeden iyiydi kötüydü gibi gibi. (Kesinlikle edebi fikirsizim onu söyleyeyim. Ağzı olan konuşuyor tayfasındanım, arkadaş sorsa kitap nasıldı diye bu cevapları verirdim yani, ahkam kesiyorum sanılmasın)

Fotoğrafların çekildiği yere bakıldığında bu aralar sık sık vaktimi uyuklayarak geçirdiğimi anlamışsınızdır herhalde. Buna da sonra geleceğim. Kitaplarıma odaklanayım ben şimdilik. 

1. Ahmet Ümit - Beyoğlu'nun En Güzel Abisi
Öncelikle belirteyim Ahmet Ümit'le de Komiser Nevzat ile de ilk kez tanışıyorum. Şu anda içimden geçen ise lütfen biraz daha yakın tanıyayım :)) çok sevdim ben. Yazarı da sevdim, karakteri sevdim, kurgusunu sevdim. Bu aralar inanılmaz çıtır çerez kitaplar okumaya başladığımdan bu kitap biraz daha uzun sürdü. 3 günde anca bitti ama sindire sindire bayıla bayıla okudum ben. Kesinlikle de tavsiye ederim. 

2. Sarah Jio - Elveda Haziran
Klasik Sarah Jio. Her seferinde elime alınca diyorum amaaan yine aynı şeyleri anlatacak okumasam da olur. Sonra da içim sıcak sıcak okuyorum. Ne yapayım çıtır çerez kitap okumak benim işim. Bu tarz kitaplar sevenler mutlaka okusun ama kitap bana birşeyler versin falan derseniz elinize almayın derim. Ben kendisini severim, hatta şu postu yazayım Agapi - Ölümsüz Aşk'a geçeceğim. 

3. Beni Bulun - Michelle Knight
Gerçek bir hikaye. 21 yaşında kaçırılıp 11 sene boyunca kaçıran manyak tarafından işkence gören ve sürekli tecavüze uğrayan bir kadının hikayesi. Çok üzüldüm, sadece kaçırılma sonrası değil öncesi de zor durumda olan bir kadının hikayesi bu. Okuduğuma pişman olmadım ama zamanlamam biraz tersti. Çok üzülmek istemiyorsanız okumayın. Ama okumak isteyene güzel kitap bence. 

4. John Green - İlk Aşk
Ay ne bitmez kitapmış yahu. Öncelikle John Green ile tanışıklığım sadece Aynı Yıldızın Altında ya dayanır. Kah böğüre böğüre kah fısıldaya fısıldaya ağlamış kitabın hakkını vermişimdir. Bir de yazarın anlatışı falan mest etmiştir beni. Şimdi anlıyorum ki diğer kitapta beni etkileyen sadece kanser olayıymış. Bunda hikaye tırt olunca anlatım boğdu beni, sırf bitsin diye inat ettiğim için okudum. Fazla ergen geldi benim için. Yaş 32 ye gelmek üzere tabi onun da etkisi olabilir. 18-20 arası sevebilirdim belkide. Şu anlık söyleyebileceğim, okumayın ya. Biraz vakit kaybı sanki. 

Ben elime yeni kitabımı alıp uyuklamaya devam edeceğim. 
Bir dahaki postta görüşmek dileğiyle. 
Sevgiler
Özge

21 Temmuz 2015 Salı

Blogumu taşıyorum a dostlaaar!

Herkese merhaba!
Aslında çoktandır aklımda olan birşeydi blogumu wordpressten taşımak. Aslında ingilizce paylaşım yapan bir blog olsaydım iyiydi ama farkettim ki biz Türkler bloggerı daha çok seviyoruz. Yazıyorum yazıyorum kimse okumuyor wordpressimi :) o sebepten Türkçe blogumu buraya alıyorum :)
Kendimi anlatayım birazcık, sene 1984 doğmuşum, sonra bi kaç sene oynayıp okul hayatına atmışım kendimi. Sonuç 2007 de çalışma hayatına ancak atılabilen ben 2008-2009 tekrar bir okuma arası vererek kah okumuş kah çalışmışım. 
2010da artık yaş kemale erdi deyip uzun süreli sevgilimle evlenivermişim 2013e kadar çalışma hayatıma devam edip dünya tatlısı oğluşuma kavuştuğumda kısa süreli başlayan ama uzun süreli devam eden ev hanımı mesleğime başlamışım. 2014te dinlenmek için ve kendime gelmek için tekrar çalışma hayatıma başlasamda 1,5 ay gibi kısa bir sürede oğluşuma kıyamadığım için tekrar evime geriye dönüp ikinci veledimi 2,5 yaşına getirene kadar çalışmamaya karar vermişim. Bu hesaba göre 35imde tekrar çalışacağımdan, sene 2019-2020ye kadar(tarihler şaka gibi, lisede dalga geçerdik 2020 ne yeaa diye) evimin hanımı çocuklarımın anası, bitmek bilmeyen hobilerimin kraliçesi olmaya devam edeceğim. 
Blogumu ben yazmaya siz okumaya başlayınca bitmek bilmeyen maymun iştahımla ne demek istediğimi çok iyi anlayacaksınız. Bir bakmışınız ben kurabiye yapıyorum bi bakmışınız dantelim elimde. Örgü, dantel, yünlerim, goblenlerim,kitaplarım kalemlerim, pastalarım kurabiyelerim, rujlarım ojelerim, alışverişlerim, gezmelerim. En önemli hobim bitanem oğluşum. 
Her telden maymun iştahımla her şeyimi paylaşacağım platforma hoş geldiniz edendim. Umarım benimle yolculuğunuz güzel geçer. Diğer blogumda paylaşmaktan keyif aldığım bazı blog yazılarımı buraya taşımayı görev edindim. Onu da artık hatıra olarak kenarda bırakırım. 
Sevgiler 
Özge